Omurga Sağlığı ve Skolyoz Araştırmaları Ünitesi

İskelet sistemindeki ağrıya yol açan problemlerin büyük çoğunluğu omurgada meydana gelmektedir. Öyle ki, iskelet ağrıları ile hastaneye başvuran yetişkinler içerisinde bel ve boyun ağrıları gibi omurga kaynaklı problemleri ilk sırada yer almaktadır. Ülkemiz ile birlikte G20 içerisinde yer alan ülkelerde omurga problemleri ile ilgili sağlık harcamaları giderek artmaktadır. Bu sonuçlar, tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi ve özellikle koruyucu ve önleyici uygulamalara yönelik sağlık uygulamalarının önemini artırmaktadır. 

3D hareket analizi 20 yüzyılın sonlarında geliştirilmiş ve her geçen gün teknolojinin ve mühendisliğin gücü ile giderek ileri seviyelerde uygulanabilir olmuştur. Omurganın yapısı nedeni ile hareketlerini ölçmek halen sınırlıdır. 3D hareket analizi sistemleri ile son birkaç yılda omurganın hareketleri ölçülebilmekte ve hastalıklar ile ilişkileri incelenebilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri, Belçika ve İsviçre  gibi sayılı ülkelerle birlikte merkezimizde de omurga hareketleri 3D olarak değerlendirilebilmektedir . 

Skolyoz, omurganın mimarisinin bozulması ve çeşitli şekillerde ve farklı derecelerde eğrilikler şeklinde ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açabilen, sportif ve sanatsal aktivitelere katılımı kısıtlayabilen, estetik görünümü olumsuz etkileyerek yaşam kalitesinin azalmasına sebep olabilmektedir. Skolyoza bağlı eğrilikler ilerleyici olup artabilmekte ve yüksek maliyetli tedaviler ve çeşitli ameliyat yöntemlerinin uygulanmasına gerek duyulabilen bir sağlık problemidir.

Ülkemizde her sağlıklı 1000 çocuktan yaklaşık 5’inde skolyoz olduğu bilinmektedir. Çeşitli hastalıklara bağlı gelişebileceği göz önünde bulunduğunda yaşamı olumsuz etkileyen önemli sağlık problemlerinden birisidir. 

Erken tanı konulması halinde büyük çoğunluğu önemli riskleri bulunmayan ve daha ucuz tedavi yöntemleri ile düzeltilebilmektedir. Hasta için riskli olmayan ve etkili tedavi metodlarının geliştirilmesine büyük ihtiyaç bulunmaktadır. Günlük yaşamda sık yapılan “oturmak, yürümek, koşmak, spor yapmak” gibi aktiviteler esnasında omurganın mimarisini ve omurga hareketlerinin anlık ve 3D olarak izlenebilmesi bu alanda çalışan klinisyenlerin kanıta dayalı yöntemler geliştirebilmesi, hastaların etkili ve güvenli tedavi uygulamalarından yararlanabilmeleri için büyük önem taşımaktadır.